Botox Üzerine

10 Ocak, 2010

Yapılan istatistikler, ofiste yapılan botox ve dolgu uygulamalarının artış hızının estetik ameliyatlardaki artış hızından çok daha fazla olduğunu ortaya koymakta.

blog-4-botox

Bunun nedenleri üzerinde çok da araştırma yapmaya gerek yok. Bu tip uygulamalar, gündelik hayatı olumsuz etkilemeden yapılabilen, bir ameliyat ve iyileşme süresi gerektirmeyen, nispeten daha basit ve pratik uygulamalar.

Gerçekten durum böyle mi? Çok yüksek oranda bunun doğru olduğu söylenebilir. Ancak hiç sorunla karşılaşılmadığını söylemek gerçekçi olmaz. Bazen, küçük gibi görünen, ancak başa geldiğinde gerçekten sıkıcı olabilen durumlar var.

Bunlar nelerdir?

Botoxla başlayacak olursak;

Botoxun tutmaması: Az sayıda da olsa, botox yaptırdıktan sonra hiç bir değişiklikle karşılaşmadığını söyleyen kişilerle karşılaşmak mümkün. Bunun muhtemel nedenleri; ilacın üretiminde bazı sorunlar, ilacın hazırlanışı veya saklanması sırasında oluşabilen aksaklıklar, yanlış enjeksiyon teknikleri, beklemiş ilaç kullanımı olabilir. Çok nadiren, yaklaşık % 5 -10 kişide , ilacın hazırlanışında kullanılan A tipi toksine direnç olabilmekte. Bu durumda, daha az üretilen B tipi toksinle hazırlanmış ilacı temin edip kullanmak gerekiyor.

Botox uygulamasından sonra asimetri görülmesi: Daha çok, önceden mevcut bir asimetriye dikkat edilmemesi veya uygulama sırasında doz ve enjeksiyon yerlerine özen gösterilmemesi nedeniyle olabilir. Genellikle uygulamadan 2 hafta sonra ilave enjeksiyonlarla düzeltilebilir.

Botoxun etkisinin çabuk geçmesi: Bu oldukça ilginç ve karmaşık bir durum. Dozla ilgili olduğunu düşündüğümüz ama bilimsel olarak açıklayamadığımız bir sorun. Genellikle ilacın ilk 4 ay daha etkin olmak üzere 6 aya kadar etkisini sürdürmesini beklerken bazı kişilerde çok daha erken ilacın etkisinin azaldığına şahit oluyoruz. Burada ilacın daha çabuk yıkılmasına yol açan bir kimyasal süreçten söz edilebilir. Bu nedenle, ilacın etkisinin herkeste aynı olmadığını, bazı kişilerde daha çabuk yıkılabileceğini bilmekte fayda var.

Botoxtan sonra kaşların aşırı kalkması: Burada çok kişisel beklentiler olduğunu belirtmek gerekir. Bazı kişiler, çok doğal bir sonucu beklerken, bazıları tek bir kırışıklık bile görmeye tahammül edemiyorlar. O nedenle, doz ve enjeksiyon teknikleri kişiden kişiye farklılık göstermelidir. Kaşların yükselmesinin istenip istenmediği, hafif mimik kontrolünün arzu edilip edilmediğini önceden konuşmakta yarar var. Kaşlarda istenmeyen bir aşırı kalkıklık durumunda, ilave dozlarla bir düzenleme yapmak mümkün. Şüphesiz ilk uygulamada maksimum özen ve beklentilerin konuşulması çok yararlı.

Botoxtan sonra göz kapağında düşüklük: Oldukça nadir bir durum. Uygulamada tecrübe arttıkça rastlanma olasılığı düşüyor. Bazen, çok sık ve aşırı dozlarda uygulandığında da rastlamak mümkün. Genellikle, kendiliğinden zamanla düzeliyor. Bazen özel bir damla bulguların azalmasına yardımcı olabiliyor.

Uyarılar: Botox uygulaması basit gibi görünen , ancak içinde önemli detaylar barındıran bir teknik. Bence kuaför, güzellik salonu gibi yerlerde, tıp eğitimi, almamış, hatta, plastik cerrah ve dermatologlar dışında doktor bile olunsa kullanılmaması gerken bir teknik. Ayrıca, bilinen ve yasal kaynaklar dışında, bavul turizmi ile getirilen ve kaynağı belirsiz ürünlerden kaçınmak gerekli.

Az kırışıklı, bol gülümsemeli günler.

Tags: , ,

Bu yazıya yorum yazabilirsiniz

Yorumunuz onaylandıktan sonra görünecektir

TERRACE FULYA

Hakkı Yeten Cd. No:11 Center 1 Blok D:73 Fulya / Şişli PK 34365 Istanbul